Obezite Cerrahisi:
Genel olarak Bariatrik Cerrahi olarak bilinen kilo verme ameliyatları, kilo vermenize yardımcı olmak için sindirim sisteminizde değişiklikler yapmayı hedefleyen ameliyat çeşitleridir. Bariatric Cerrahi, diyet ve egzersiz işe yaramadığında veya kilonuz nedeni ile ciddi sağlık sorunlarınız (tip 2 diyabet, yüksek kan basıncı vb) olduğunda yapılır. Bazı prosedürler ne kadar yiyebileceğinizi sınırlar. Diğer prosedürler, vücudun besinleri emme yeteneğini azaltarak çalışır.
Bazı prosedürler ise her iki yöntem ile çalışır. Bariatrik Cerrahi birçok fayda sağlar fakat kilo verme cerrahi tekniklerinin riskleri ve bazı yan etkileride mevcuttur. Aynı zamanda uzun vadede, yapılan bu cerrahi girişimlerin etkisini koruması için, hastanın yaşam stilini, beslenme alışkanlıklarını doktorlarımızın önerdiği şekilde yapması gereklidir. Hastanın diyetinde kalıcı sağlıklı değişiklikler ile birlikte düzenli egzersiz yapması bu cerrahi girişimlerden sonra çok önemlidir.
Bariatrik Cerrahi yöntemleri ile kilo verildiğinde, kiloyla bağlantılı yaşam riski nedeni olan sağlık sorunlarınızın azalmasına yardımcı olur. (Tip 2 diyabet, yüksek kan basıncı, felç, uyku apnesi, karaciğer hastalıkları vb)
Obezite Değeri Nasıl Hesaplanır:
Obezite vücudun yağ kitlesinin yağsız kitleye oranının aşırı artmasıdır. Kısaca obezite, kişilerin boylarına göre kilolarının fazla olmasıdır. Obezite oranları her geçen gün artmaktadır. Obezite, ortalama yaşam ömrü uzadıkça hayat kalitesini düşüren, insanların üretim kapasitelerini azaltan ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Obezite hesaplamada kilonuzun, boy değerinizin karesine bölünmesiyle (kg/m²) hesaplanan Vücut Kitle İndeksi (VKİ) değeri kullanılır ve Dünya Sağlık Örgütü’nün referans aralığı temel alınır. Vücut kitle indeksi sonuçlarına göre 30’un üzeri obez, 40’un üzeri morbid obez, 50’nin üzeri süper obez olarak isimlendirilir.
Ağırlığınızı boyunuzun karesine böldüğünüzde (kg/m²) çıkan sonuç, fazla kilolu ya da obez olup olmadığınızı belirtir.
- 18, 5 kg/m.’nin altında olanlar: Zayıf
- 18.5 – 24, 9 kg/m. arasında olanlar: Normal kilolu
- 25 – 29, 9 kg/m. arasında olanlar: Fazla kilolu
- 30 – 39, 9 kg/m. arasında olanlar: Obez
- 40 kg/m.’nin üzerinde olanlar: İleri derecede obez (morbid obez), olarak görülür.
Erkeklerde bel çevresi 94 cm’yi geçerse artmış risk, 102 cm’yi geçerse yüksek risk olarak görülür. Bu oran kadınlarda ise 80 cm’yi geçerse artmış risk, 88 cm’yi geçerse yüksek risk olarak kabul edilir.
Bariatrik Cerrahi Yöntemleri:
Her cerrahi işlemin mutlaka artıları ve eksileri vardır.Bunlar hakkında doktorlarımız mutlaka sizi bilgilendirirler. En yaygın yapılan mide ameliyatı türleri şunlardır;
GASTRİK BALON:
Endoskopik yöntem ile hastanın midesinin içine yumruk büyüklüğünde içi steril sudolu balon yerleştirilir. Bu şekilde besin alımı kısıtlanır. Bu yöntem ile kısıtlı oranda kilo verilir. 6 ay- 1 yıl içerisinde mutlaka mideden çıkartılması gereklidir. Karında gerginlik, ağrı, kusma nedenleri ile hastalardan daha erken dönemlerde de çıkartıldığı durumlarda olabilir.
Dört farklı balon türü vardır.
- Normal Balon: Endoskopi ile takılır ve endoskopi ile 6 ay sonra çıkarılır.
- Orbera Balonu: Endoskopi ile takılır ve 12 ay sonra endoskopi ile çıkarılır.
- Allurion Balon: Küçük bir hap gibi kendi kendini fırlatan balondur. Zamanla kendi kendine çözüldüğü için uzaklaştırma işlemi yoktur.
- Ayarlanabilir Balon: Endoskopi ile girilir ve hastanın kilo verme durumuna göre şişirilebilir. Bu sayede balon işleme göre ayarlanır.
- Mide balonları uygulamaları hastanede yatış gerektirmez. Diyetisyen ve genel cerrahi konsültasyonları olan ameliyat öncesi kontroller ile hastanede bir gün içerisinde tamamlanır.
GASTRİK BYPASS:
Roux-en-Y (Roo-en-wy) olarakda adlandırılan bu uygulama yöntemi, bir defadayediğiniz yiyecek miktarının azaltılmasını ve besinlerin emilimini azaltılmasını hedefleyerek yapılan cerrahi girişimdir. Ameliyatta midenizin üst kısmı kesilir ve midenin geri kalanı sızdırmaz hale getirilir. Ortaya çıkan kese bir ceviz büyüklüğündedir ve ancak mide ceviz büyüklüğünde yiyecek tutabilir. Daha sonra ince bağrsağın bir kısmı kesilir ve doğrudan bu kese üzerine dikilir. Yiyecekler bu küçük mide kesesine ve oradan doğrudan dikilmiş ince bağırsağa geçer. Bu şekilde yiyecekler midenizin büyük bir kısmını ve ince bağırsağın ilk bölümünü atlayarak doğrudan ince bağırsağın orta bölümüne gelir. Bu yöntem’e Gastrik Bypass denir. Genellikle açık cerrahi, robotik cerrahi veya laporoskopik cerrahi yöntemleri ile Gastrik Bypass yapılabilir. Gıda alımı azaldığı için ameliyattan sonra ki tedavi sürecinde cerrahın ve diyetisyenin verdiği vitamin ve mineral desteği mutlaka kullanılmalıdır. Bu şekilde hasta vitamin ve mineral eksikliği yaşamadan sağlıklı bir şekilde kilo verme sürecine devam edebilir.
Gastrik Bypass yöntemi tip 2 diyabet hastalarında, uzun yıllar insulin kullanan ve vücud kitle indeksi çok yüksek olan hastalarda özellikle tercih edilebilir. Tüp mide ameliyatı olan ve tekrar kilo alan hastalarda da bu yöntem ikinci ameliyat olarak tercih edilebilir. Yemek borusunda çok ciddi hasarları (reflü) olan hastalarada uygulanabilir. Ameliyattan sonra ki bir yıllık süre içerisinde hasta fazla olan kilolarının büyük bir kısmını kaybeder. Kilo nedeni ile hastada oluşmuş olan kronik hastalıklar ciddi oranda geriler. Eğer diyetine ve sporuna dikkat etmeyip tekrar kilo alımı söz konusu olursa Gastrik Bypass cerrahisinin revizyonu yapılamaz nedeni anatomik yapı değiştirildiği içindir. Bu nedenle hasta yaşam stilini değiştirmeli, sağlıklı beslenerek (doktorunuzun ve diyetisyeninizin önerdiği şekilde) egzersizlerine sadık kalmalıdır.
TÜP MİDE AMELİYATI (SLEEVE GASTRECTOMY):
Bu ameliyat hastalara en çok uygulanan ve güvenilir olan cerrahi yöntemlerdenbiridir.Tüp mide ameliyatı (mide küçültme ameliyatı) ile midenin yaklaşık %80’i çıkarılır (genellikle laporoskopik yöntem ile) ve geriye tüp benzeri uzun bir kese kalır. Bu küçük mide çok fazla yiyecek tutamaz yani gıda alımı azalır. Ayrıca iştah düzenleyeci hormon olan ghrelin (Açlık hormonlarının salgılandığı bölümün büyük kısmı alınır) daha az salgılanır bu da yemek yeme isteğinizi azaltır. Bu yöntem ile midenin giriş ve çıkış bölümü korunur ve sindirim sistemindeki devamlılık bozulmamış olur. Mide küçültülerek yiyecek ve kalori alımını kısıtlayan tüp mide ameliyatı, diğer bazı cerrahi yöntemlerde olduğu gibi bağırsaklarda gerçekleşen besin emilimini etkilemez. Besin emiliminin etkilendiği tedavi yöntemleri, vitamin ve mineral emilimini etkilediği için bir çok hastalığa kişinin yatkın olmasına neden olabilir. Hastalara vitamin ve mineral desteği verilir. Bu nedenle tüp mide cerrahi yöntemi obeziteyi tedavi ettiği gibi aynı zamanda hastanın genel sağlığını koruması nedenli ile güvenilir yöntemlerden biridir.
Kapalı yapılan ameliyat sonrası çok ciddi bir ağrınız olmaz. İlk gün gerginlik ve basınç hissi olabilir ve ağrı kesiciler ile bu his rahatlıkla geçer. Tüp mide ameliyatında genellikle ameliyat akşamı yürümeye başlarsınız. 2. Günden itibaren ağrınız azalır. Laporoskopik cerrahi yöntemiyle yapılan tüp mide ameliyatlarında karın bölgesinde ufak kesi izleri olur. Bu izler birkaç ay içerisinde görünmez hale gelebilir.
Tüp mide ameliyatı ile bir yıl içerisinde kilonuzun %55’in kurtulmuş olursunuz. Komplikasyon oranı Gastrik Bypass’a göre önemli ölçüde azdır. Ameliyattan sonra kilo nedeni ile hastada önceden oluşmuş olan Tip 2 diyabet, uyku apnesi, yüksek kan basıncı, kolesterol, trigliserit gibi kan yağları değerleri, diz ağrıları ve bacak varisleri gibi sorunlar önemli ölçülerde azalmaktadır. Hastanın genel sağlık durumu hızlı bir şekilde düzeldiği gözlenir.
Tüp mide ameliyatı kapalı yöntem ile yapıldığı için aynı gün hasta ayağa kalkabilir. Genellikle ameliyat sonrası hastanın durumuna göre, ortalama 4 gün hastanede tedavi süreciniz devam eder. Ameliyattan sonra genellikle midenizin ve sindirim sisteminizin iyileşmesi için bir veya iki gün yemek yiyemezsiniz. Daha sonra doktor ve diyetisyenin sizin için hazırladığı diyet programını uygulamanız gerekmektedir. Diyet ilk önce sıvılar ile başlar daha sonra yiyeceklerinizi püre haline getirilmiş çok yumuşak besinler şeklinde almaya devam edersiniz. Kısa bir süre içerisinde normal beslenmeye (katı beslenme) geçiş yaparsınız. Ne kadar ve ne yiyebileceğinizin bilgisi size verilecektir. Bir kaç hafta içinde yeni sağlıklı beslenmeniz ve yeni yaşam stiliniz ile günlük yaşamınıza dönebilirsiniz.
Kilo verme ameliyatınızdan sonra ilk birkaç ayda sağlığınızı kontrol etmek için tıbbi kontrolleriniz (laboratuvar testleri, kan tahlilleri ve çeşitli muyaneler) yapılmaktadır.
Mide Ameliyatlarından Sonra Yapılabilen Revizyon Cerrahileri:
Mide ameliyatlarından sonra hasta eğer tekrar kilo alırsa veya ameliyat yerinde herhangi bir alanda darlık ve kaçak gibi komplikasyonlar gerçekleşirse, bunları düzeltmek amacı ile tekrar yapılan cerrahi girişimlere revizyon cerrahileri denir. Hasta eğer Gastrik Bypass olmuş ise bunun revizyonu yoktur. Tüp mide cerrahisinin genellikle revizyonu vardır çünkü bu yöntemde sindirim sisteminin anatomisi değiştirilmediği içindir.
Mide ameliyatlarından sonra hastaya radyo opak sıvı içirilir. Mide de herhangi bir kaçak olup olmadığı tespit edilir. Ameliyattan sonra hastalar ilk 3-4 gün çok yakından takip edilir. Hastaneden ayrıldıktan sonra yüksek ateş ve yeni bir karın ağrısı olursa bu kaçak nedeni olabilir derhal doktorunuzu aramanız gereklidir.
Tüm mide ameliyatlarından sonra kilo alımı nedeni ile tekrar revizyon cerrahisi olmamak için hastanın yeni yaşam tarzına mutlaka uyması gereklidir. Doktor ve diyetisyenin önerdiği şekilde yiyeceklerini alması ve önerilen şekilde düzenli spor yapması gereklidir. Yine doktorun önerdiği vitamin ve mineral takviyelerini önerildiği şekilde kullanılması gereklidir.
Mide Ameliyatlarının Riskleri neler olabilir?
Mide ameliyatları büyük cerrahi operasyonlardır. Herhangi bir diğer büyük operasyonlarda olduğu gibi kişinin bünyesine göre olabilecek sağlık riskleri vardır. Mide ameliyatlarında riskler hastanın yaşına ve kilosuna göre artabilir. Oluşabilecek riskleri şu şekilde sıralayabiliriz:
- Gastrik Bypass ameliyatından sonra mide-jejenum birleşimindeki ülser, bağırsaklarda dolaşma veya tıkanıklık komplikasyonu görülebilir. Tüp mide ameliyatlarında bu komplikasyon oranı daha düşüktür.
- Gastrik Bypass ameliyatından sonra ishal, vitamin ve mineral eksikliği, protein eksikliği tüp mide ameliyatına göre çok daha fazla görülür.
- Kızarma, baş dönmesi, mide bulantısı, safra kesesi taşı, kesi yeri fıtığı, düşük kan şekeri, yetersiz beslenmeye bağlı olarak mide ülseri görülebilir.
- Kanama, yara yeri enfeksiyonu, anestezik maddelere karşı olumsuz reaksiyonlar, kan pıhtıları (emboli), akciğer ve solunum problemleri, sindirim sisteminde oluşabilecek kaçaklar gözlenebilir.
- Ölüm (nadir) (Kalp damar cerrahisinde erken dönemde ölüm riski yüzde 2, mide ameliyatlarında ölüm riski binde bir oranındadır.)
Bu riskler diğer büyük ameliyatlarda da kişinin bünyesine göre olabilecek komplikasyonlardır. Günümüz teknolojisi ile bu komplikasyonların oranı özellikle tüp mide ameliyatlarında oldukça düşüktür. Doktorunuz size her türlü konuda bilgi verecektir.
Sonuç Olarak:
Tüp mide ve diğer mide ameliyatları uzun süreli kilo kaybı sağlayabilir. Verdiğiniz kilo miktarı ameliyat türüne ve yaşam tarzı alışkanlıklarınızın değişikliğine bağlıdır. Fazla kiloların yarısını, hatta daha fazlasını iki yıl içerisinde vermeniz mümkündür.
- Fazla kilolarınızı vermenizi sağlar, kiloya bağlı oluşan hayatı tehdit eden sağlık sorunlarında ciddi oranda azalma sağlar,
- Kalp hastalıklarında ve yüksek kan basıncında ciddi oranda azalma sağlar,
- Uyku apnesini iyileştirir,
- Tip 2 diyabet sağlık sorununda azalma ve iyileşme, şeker kontrolunun sağlanması,
- Karaciğer sağlık sorunlarında azalma, böbrek hastalıklarına yakalanma oranının düşmesini sağlar,
- Mide ülserinde azalma sağlar,
- Osteoartrit (eklem ağrısı) azalma, dizlerdeki ağrıda azalma ve iyileşme sağlar,
- Rutin aktivitelerinizde rahat hareket edebilme özgürlüğü sağlar,
Mide ameliyatları sonucunda kilo nedeni ile oluşan sağlık sorunlarınız ciddi oranlarda iyileşir. Yaşam kaliteniz artar.
